Mustafa COPCU
delete
YaÅŸam Büfesinde “Ödül ve Ceza&... “… Düşmanın koordinatlarını bildirdim. AteÅŸ idare topların açılarını saptadı. Dört top birden gürledi. Oyun genel olarak iki yada üç aÅŸamalı oynanacaktı. İlk atış ya uzak ya kısa düşerdi çoklukla. Ben de yeniden deÄŸerlendirme yapacak, “50 m uzat ya da kısalt” gibi bir uyarıdan sonra hedef vurulmuÅŸ olursa görev baÅŸarıyla tamamlanmış olacaktı. Ancak böyle olmadı ve …Siz hiç çatal oynadınız mı ? …” Merhaba Bu yazıyı yazacağıma 9 Mart tarihli yazımın sonunda söz vermiÅŸtim. Öykülerin gücüne...
delete
YaÅŸam Büfesinde “4E ler”... “… Onun eski ve yeni “4E” si olduÄŸunu bu ayın başında öğrendim. Sanırım global krizin pençesindeki büyük ÅŸirketlerin lider kadrosu için görüşlerini güncelliyordu. “Kazanmak” isimli kitabını da çok sevdim. Her ay onun iki sayfasını özüme kazımak istercesine dikkatle okuyorum. Benim de yıllardır deÄŸiÅŸmeyen “4E” kavramım var meslektaÅŸlarım için, sektörümdeki çabalarımız için…” Merhaba Bu hafta yazılarım biraz aksadı. HoÅŸgörüle. Mazereti olmaz ama; bir haftaya Malatya’nın...
delete
YaÅŸam Büfesinde “Malatya Anılar... “…Rahmetli babam “An… diye diye öldü” deyince kayısıcı “Vay be ne ilaçmış; bak adam babasıyla ilacın adını birlikte anıyor” diye gıpta etmiÅŸtim ilk anda. Biraz sonra iÅŸin esası anlaşılacaktı… “Al bunu babana ver” deyince Mustafa, ilk okul öğrencisi “yok anama vericem” dedi… “Bundan sonra gardaşız herÅŸey ortak” sözleriyle sevgisini belirtiyordu Ahmet amca…” Merhaba Bu yazımı Malatya Altın Kayısı Otelinde yazıyorum (12.03.2009). Güzel bir gündü....
delete
YaÅŸam Büfesinde “Satış Destekl... “… Firmamın desteÄŸine ihtiyaç duyduÄŸum zamanda bu desteÄŸi kendime göre tam alamamaktan dolayı biraz panikteydim… Maalesef bizler ilaçlarımızı kullanan çiftçiyi bayinin yanında hep ihmal ettik. Ben bu çalışmada bölgemin satış kadrosunu tam olarak görmek isterdim. Maalesef olmadı. Özellikle bana verdiÄŸi çok sıcak yaklaşım ve destekten dolayı (kendimize örnek almamız gereken) Mustafa Bey’e çok teÅŸekkür ederim…” Merhaba Yeniden mesleÄŸimle pratik yararlar üretme sürecine dönüyorum. Bunları deneyimlerimden...
delete
YaÅŸam Büfesinde “Kendin çal, ke... “… İspanya Alcante’deydim. Zaman 1993 Mart ayı. Ülkemi temsil etme sorumluluÄŸuyla ilk yurt dışına çıkışımdı. Yirmi bir ülkeydik. Sadece yarım saat sahnede kalacaktım. Bir ayı aÅŸkın sürede hazırlanmıştım. Türkçe metni yazdım. Sevgili Pınar İngilizce’sini yazıp redakte etti. Tüm cümleleri ezberledim. Alfabetik sırayla sahneye çıktık. Ben sondan bir öncekiydim. Sonlara doÄŸru yine bir muzurluk yapmıştım. Bu iÅŸ “do it yourself” deÄŸildir dedikten sonra horozu sahneye çıkarmıştım. Üç parçalı bir...
delete
YaÅŸam Büfesinde “Dibini Aydınla... “… Yıllar önce gördüğüm bir rüyayı dün gibi anımsıyorum. On basamaklı bir merdiveni çıkıyorum. Karşımda demir bir kapı. Elimi uzatıyorum; kapıyı açamıyorum. Kapının sapı yok. SaÄŸa sola bakıyorum; mekan yok, duvar yok. Bir boÅŸluk… GeçtiÄŸimiz son iki yılda yoÄŸunlaÅŸan bir çalışmam vardı. Adını “ECPT by USS” koymuÅŸtum. Amacım vermekti; bilgimin zekatını vermek… GeçtiÄŸimiz yıl sonunda kurumdan ayrılacağım kesindi. Bilgi, beceri ve deneyimlerim kurumun ortak akıl arÅŸivinde kalsın istiyordum…” Merhaba Bugünkü...
delete
YaÅŸam Büfesinde “İnsanın TSE s... “…Dere tepe, daÄŸ ova dolaÅŸmasını seven tek gözlü bir adam varmış. Yürür yürür gidermiÅŸ, gider gider yürürmüş. Birgün uzaktan renkleri karmakarışık bir köy görmüş; alacalı bulacalı garip bir köy. YaklaÅŸmış köye doÄŸru. Yolları bir tuhaf, evleri bir tuhaf, insanları bir tuhafmış köyün…” Merhaba Sevgili Ahmet’in yorumlarından sonra “İnsanın da TSE si olmalı” baÅŸlıklı bir yazı yazmak istedim. Sanırım dokuz sene önceydi. Bu ismi çaÄŸrıştıran bir televizyon programı izlemiÅŸtim. O tarihlerde...
delete
YaÅŸam Büfesinde “Åžubat 2009R... “… YetmiÅŸli yılların ilk günlerindeyiz. Bizim Konya’lı Mehmet, bu kez Türkçe dersinde. Gece okuluna gidiyor. Birkaç ay sonra sınava girecek. Mutlaka ilk okul diploması almalı. Yoksa devlet memurluÄŸunu sürdüremeyecek. EmekliliÄŸine de birkaç sene kalmışken… Mehmet tam bir Anadolu adamı. Aklına geleni, aklına yatanı söylemekten çekinmiyor. Öğretmen ön sırada oturan bir baÅŸkasına soruyor: “Söyle bakalım; Kral Konstantin özel isim mi ?”. Yanıt net “Hayır öğretmenim.” Öğretmen ÅŸaşırır “neden...
delete
YaÅŸam Büfesinde “Hız ve Heves&#... “… SSTC öğrenme yolculuklarında anlattığım kısa bir öykü vardır. BaÅŸarılı satışçıya sormuÅŸlar “baÅŸarının sırrı ne ?” diye. O da demiÅŸ ki “Müşterimle ilk karşılaÅŸtığımda bilerek küçük bir hata yaparım”. Åžaşırmışlar. Sizce baÅŸarılı satışçı neden böyle yapmaktadır ?…” Merhaba Önceki yazılarıma sevgili Ahmet’ten yorumlar gelince “yaÅŸam büfesinde hız ve heves” konulu bu yazımı oluÅŸturmaya karar verdim. Yazımı öyküleÅŸtirmek istedim. Anılarım birbirine...
delete
YaÅŸam Büfesinde “Duaların GücÃ... “… Yaklaşık on iki yıl önce… İzmir Türk Koleji’nde tüm velilerin katıldığı kalabalık bir iftar yemeÄŸi… Üçyüz kiÅŸiyi aÅŸkın kiÅŸiyiz. Ben de oÄŸlum Kerem’in velisi olarak yemekteyim. Yemekler güzel. Ortam güzel. Katılanların kompozisyonu çok güzel. Herkes neÅŸ’eli. Yemekte sohbet sürüyor. YemeÄŸin sonlarına doÄŸru hoca (!) dua etti, ettirdi. Tamamı Arapça sözcüklerden oluÅŸan uzunca bir duaya gönülden katıldık. Amin dedik. Ancak neye amin dediÄŸimizi pek anlayamadık. Hemen ayaÄŸa kalkıp mikrofonu istedim....

« Previous Entries Next Entries »