Mustafa COPCU » 2010 » Åžubat
YaÅŸam Büfesinde “Kendini Bilme(m... “…Altmış yaÅŸ kartım var ya (ve de özlemiÅŸim); anlam arayışı için dolaÅŸtım. İşe yaradığım için aÄŸrılarımı ve ayaklarımın yorgunluÄŸunu hissetmedim. Vapur-metro-otobüs üçlemesiyle saat onsekizi geçtiÄŸinde hâlâ vapurdaydım. Otobüs durağındaki üşümüş ve...
YaÅŸam Büfesinde “Maça Kızı... “… Kırk yıl önceydi. Babamın benden baÅŸka arkadaşı yoktu. İkimiz ya prefe oynardık ya da iskambil. Elli yıl öncesinde ise sadece yılbaÅŸlarında elimize oyun kağıdı alınmasına izin verilirdi. Belki birazcık “günah” algısı baskındı; daha çok da “oÄŸlumuz...
YaÅŸam Büfesinde “Çocuk Kalabilm... “… Yirmidört yıl önceydi. Mart ayının son günleriydi. CG de ilk yılımdı. Bursa Anatolia’da baÅŸlayan yolculuk ardından İstanbul Tarabya’da devam etmiÅŸti. İlk gün sunum sonrası eÄŸlence doruktaydı. SHB eÅŸinden korkusundan dolayı masaya çıkan dansöze bakamıyordu....
YaÅŸam Büfesinde “Proje Lideri... “… Olası ekipler ilk kez biraraya geldiÄŸinde, herkes kafasındaki varsayım ve endiÅŸeleri doÄŸrulamak, askıya almak ya da silmek için diÄŸerlerinden gelecek sinyallere bakar. Özellikle de gözlerini yetkili konumundaki kiÅŸilere, yani ekip liderine ve ekibi kuran, denetleyen veya bir...