delete
Yaşam Büfesinde “Pulllu Tütün ... …Yıl 1986. CINOS’un ilk evresinde ikinci yılım. Özel sektöre uyum sıkıntılarım sürüyor. Kırkından sonra yön değiştirmek, yol değiştirmek zor işmiş. Antalya, Sera Otelde toplandık. SD, Avustralya’dan yeni yurda dönmüştü ve yıllık finansal tabloları ve stok yönetimini anlatırken pek iyi olmayan Türkçesi ile daha çok Amerikanca konuşuyordu ki otorite (AÜ) yabancı anne ve yabancı eşe sahip olmasına rağmen daha bir fazla öz Türkçeciydi ve onu uyarmaktan geri durmuyordu: “Ona emarpi değil, merepe diyeceksin“…ki...
delete
Yaşam Büfesinde “Düğüm (MAHO)... “…Avustralya kırsalında yaşayan Voohoona yerlilerinden birisi batılı bir antropoloğa 2+2=5 der. Antropolog merakla bu sonuca nasıl ulaştığını sorar. “Sayarak elbette” der yerli. “Önce bir ipe iki düğüm attım. Sonra bir başka ipe de iki düğüm attım. İki ipi birbirine bağladım, düğümleri saydım ve beş düğüm ettiğini gördüm“…” EKÜ Üçlüsünün yaz havuzları (Kerem>Ümit>Eray) ve Amcasının Kuzusu Merhaba Voohoona’lı yerli pek de haksız sayılmaz. Bu yazımı Seferihisar’da...
delete
Yaşam Büfesinde “Terzi (Baba)... “…G20/F35/s400 ve daha neler neler…Ölçülebilen değerler gelişir(miş) de terzi iyi mi ? Adamın biri terziye ısmarladığı takım elbiseyi denemektedir. Terziye “Bu kolu biraz daha içeri almalısınız !” der. “Fazladan üç santim uzun bu“. “Hayır” der terzi. “Kolunuzu dirsekten bükün…Bakın işte yen nasıl çekiliyor” (Lütfen dikkat: Buradaki yen ceket kolunun dirsekten aşağı bölümü, yoksa Japon para birimi değil). “E, tamam” der adam “Fakat şimdi de yakaya bir bakın....
delete
Yaşam Büfesinde “Edep(siz)”... “…Üç mühendislik öğrencisi, insan bedenini nasıl bir Tanrı’nın tasarlamış olabileceğini tartışmaktadır. Birincisi, “Tanrı bir makine mühendisi olmalı“der, “şu eklemlere bir baksanıza !”. İkincisi “Hayır” der, “bence Tanrı elektrik mühendisi…Sinir sisteminde binlerce elektrik bağlantısı var çünkü“. Üçüncüsü “Yok” der, “Bence Tanrı kesinlikle bir inşaat mühendisidir. Oyun parkının ortasından kanalizasyon borusu geçirmek başka kimin aklına gelir ?“…Kim...
delete
Yaşam Büfesinde “Metronom &... “….Şimdi ve buradayız…Peki kaderimizi kontrol etmek elimizde mi ? İnsan karar verirken ve o eyleme geçerken özgür müdür yoksa tüm karar ve eylemleri dış güçlerce mi (soya çekim, çevre, tarih, kader,..) belirlenir ? Aşağıdaki fıkradaki kartal, kurbağa ve kamyon şoförü büyük olasılıkla eylemlerine özgür iradeleriyle karar verdiklerini düşünmektedirler…” Selway Tepesine gelince, vigorum düşüyor; Korkularım var “Ya duaların gücü yetmezse…”  Merhaba “Her şey gerçekten güzel olacak mı...
delete
Yaşam Büfesinde “Nihat’ı ... “…Bir yaban tavşanı yakalanır. Ulusal Sağlık Enstitüsü laboratuvarına götürülür ve aynı kafese konduğu, laboratuvarda doğup büyümüş bir başka tavşanla arkadaşlık kurar. Bir gece kafesin iyi kapatılmadığını gören yaban tavşanı kaçmaya karar verir. Laboratuvar tavşanını da davet eder. Beriki daha önce hiç laboratuvar dışına çıkmadığından önce tereddüt eder ama sonra kabullenir ve birlikte kaçarlar. Kurtulmalarının ardından yaban tavşanı “Şimdi seni üçüncü en şahane yere götüreceğim” der ve laboratuvar...
delete
Yaşam Büfesinde “Ökse Otu”... “…Aşk ve arkadaşlık bir gün yolda karşılaşırlar; aşk kendinden emin bir şekilde sorar: “Ben senden daha candan ve daha yakınım, sen niye varsın ki bu dünyada ?”. Arkadaşlık cevap verir: Sen gittikten sonra bıraktığın gözyaşlarını silmek için“…” @BİDE Olgunlaşırken zorlanan sınırlar / Tartışma Kültürü 1 / Anadol (MC), Fiesta (ÜEKC) ve Scirocco vs Porsche (KC) Merhaba Bugün “The Day After” ve hem İstanbul’dan ruhuma ve ülkemin tüm insanlarına yayılan “her şeyin çok daha...
delete
Yaşam Büfesinde “TriBros (Üç B... “…Ellili yılların başlarında Roger Bannister’in hayali bir mil koşusunu dört dakikanın altında koşarak dünyanın en hızlı adamı olmaktı. O dönemde bir milin dört dakikanın altında koşulabileceğine inanılmıyordu. Çeşitli dergilerde bunun mümkün olamayacağı, insan bedeninin buna dayanamayacağı yazılıyordu. Tüm bu ön yargılara rağmen Roger 1954 yılında bir mili dört dakikanın altında koştu. İlginç olanı bundan sonraki iki yıl içinde tam 213 atlet ve bugüne kadar 1300 atlet bir mili dört dakikanın altında koştu....
delete
Yaşam Büfesinde “ALABROS”... “…Kurşunkalem gibiyiz; hatalarımız düzeltilebilir ise de izlerini tümüyle yok edemeyiz. Geçmişi değiştiremeyiz, ama düzeltme yoluna gidebiliriz. Kurşunkalem gibiyiz; acılarımız bizim kalemtraşımızdır. Yaşadığımız zorlukların kişiliğimizin biçimlenmesine yardımcı olurlar. Kurşunkalem gibiyiz; birisinin elimizden tutmasına izin verirsek çok şey yapabiliriz. Kurşunkalem gibiyiz; her fırsatta izimizi bırakabiliriz. Yaşamda varoluş nedenimiz budur: İzimizi bırakmak. Belki küçük bir yolda, belki birlikte olduğumuz insanlarda,...
delete
Yaşam Büfesinde “Seçenek Öldü... “…Köyün birinde yaşlı bir adam varmış. Çok fakirmiş ama kral bile onu kıskanırmış… Öyle dillere destan bir beyaz atı varmış ki, kral bu at için ihtiyara neredeyse hazinesinin tamamını teklif etmiş ama adam satmaya yanaşmamış.. “Bu at, bir at değil benim için; bir dost, insan dostunu satar mı ?” dermiş hep. Bir sabah kalkmışlar ki at yok. Köylü ihtiyarın başına toplanmış: “Seni ihtiyar bunak, bu atı sana bırakmayacakları, çalacakları belliydi. Krala satsaydın, ömrünün sonuna kadar beyler gibi yaşardın....

« Previous Entries Next Entries »