Yaşam Büfesinde “Kırılım Sorusu (KeL1.3)”

“… Hüsn-ü Ricat nedir bilir misiniz; peki, SSTC’nin Türkçe açılımını ?…; Soruların dönüştürücü gücünü açıklayabilir misiniz ?…; Kırılım sorusu bilgi toplamak için değilse, doğru cevap bulmak demek değilse, doğrulamak amacı taşımıyorsa; peki ne içindir “Kırılım Sorusu Becerisi” ?…”

İçgörülerinizi nasıl soruya çevirebilirsiniz ?

İlham Veren (Omurgalı) Liderlik > Kendine Liderlik-Kırılım Sorusu (KeL1.3) > Kendinizi sorgulayın, sahip olduğunuz değerlerin farkına varın > Farkındalığınızı geliştirin ve …

Merhaba

Bir adım geri çekilmek istiyorum. “İlham veren Liderin Dört Evreli Ustalık Yolculuğunun İlk Evresi olan Kendine Liderlik (KeL1)” küçük becerilerin tümünü yazdığımı sanıyordum. Yayımlanmış yazılarıma baktığımda “Kırılım Sorusu (KeL1.3)“nu atlamış olduğumu gördüm. Bu nedenle ikinci evre olan “Karşındakine Liderlik (KaL2)” konusundaki küçük becerilere başlamış olduğumu da görünce bir adım geri çekilip “Kırılım Sorusunu (KeL1.3)” yazmak istedim. Belki Sun Tzu’nun “Savaş Kuralları“nda da vardır; “Geri Çekilmenin Güzelliği“. Ben bu deyimi lise yıllarımda iki edebiyat öğretmenimden birinden (Zeki Baran veya onun öğrencisi olan Kalın (Behçet …) dan) öğrenmiştim. Sanırım bir adım geri çekilip de “Kafa Atmanın” vurgusu edebiyatta ya da savaşta veya şu an yapmakta olduğum blog yazımda daha fazla veya daha kalıcı oluyor. Her neyse bu beceriyi yerinde ve zamanında yazmamış olmanın bahanesi olsa da “Hüsn-ü Ricat“ı bu vesileyle yazıya eklemiş olma şansını kullanmış oluyorum. Şimdi gelelim “Kırılım Sorusuna”:

  • Kırılım Sorusu dediğimiz şey, doğru cevap bulmak için değildir; doğrulamak için değildir, bilgi toplamak için değildir. Kırılım Sorusu sert yargılayan bir soru değil; davet eden, merak eden ve şefkatli bir sorudur ve cevaptan önce gelen bir yön tayinidir. Kırılım Sorusunun tonu “Sorunun Dönüştürücü Gücünü” katlar. Özellikle bir de bunu SSTC nin Türkçe açılımı ile düşünürseniz “Çok değerli bir iç ses mimarisi” kurmuş olursunuz.
    • Kırılım Sorusu İçPusula Kalibrasyonudur.

Bir anlamda Sokratik Sorgulama Tekniği ile akrabadır ama ondan daha kişisel ve daha yön odaklıdır (*).

İyi bir “Kırılım Sorusu” seni cevaba götürmez; seni daha doğru yere, yöne götürür. Bunu birkaç adımlı bir çerçeve içinde detaylandırabiliriz:

  1. Yavaşlamak: Bugünün hız ve durmadan yükselen başarı çıtası dünyasında yavaşlama adımı bir devrimdir. Çünkü “Yavaşlamak = Fark etmek” demektir. Burada sorulabilecek meta-soru şudur:
    • “Gerçekten önemli olan neyi hızlılık yüzünden kaçırıyorum?”
  2. İçgörüleri soruya çevirmek: Zihin genelde şöyle der:
    • “Bunu yapmalıyım”
    • “Şunu düzeltmeliyim” > Kırılım Sorusuyla bunları şöyle dönüştürürüz:
      • “Benim için gerçekten değerli olan ne?”
      • “Burada neyi görmüyorum?” > Bu dönüşüm, zihni savunmadan keşfe geçirir.
  3. Temel soruyu bulmak (root question): Bu aşama çok kritiktir; çünkü çoğu zaman: Sorduğumuz soru semptom sorusudur; aradığımız ise kök sorudur. Örneğin:
    • Semptom: “Neden motivasyonum yok?”
    • Kök: “Ben aslında neye hizmet etmek istiyorum?”
  4. Soruyu rafine etmek (enerji ve “doğruluk hissi”) Şöyle bir kriter önerilebilir:
    • Bir soru doğruysa:
      • İçinde hafif bir gerilim yaratır
      • Ama aynı zamanda çekim de oluşturur > ki bu da eski ben ile potansiyel ben arasında bir titreşim demektir.
  5. Soruyla yürümek Bu çok ihmal edilen ama Kırılım Sorusu için en güçlü kısım.dır..

(Bir blog yazısı olarak bu kadar yeter; devamı sonraki yazımda.

Rainer Maria Rilke “Genç Bir Şaire Mektuplar” adlı eserinde ne demiş (**)?

Öykücü (aude rogare)


(*) :Sokratik sorgulama, derinlemesine ve açık uçlu sorular sorarak varsayımları ortaya çıkarmak, eleştirel düşünmeyi geliştirmek ve kişinin kendi gerçeğini bulmasını sağlamak amacıyla kullanılan, kökeni Sokrates’e dayanan diyalektik bir yöntemdir. Bilgiyi doğrudan vermek yerine soru-cevap yoluyla bireyin kendi çıkarımlarını yapmasını ve düşüncelerini netleştirmesini hedefler. 

(**): Rainer Maria Rilke’nin “Genç Bir Şaire Mektuplar” eserinde geçen “soruları yaşa” öğüdü, hayatın belirsizliklerini sabırla kucaklamayı, cevapları zorlamadan deneyimleyerek bulmayı önerir. Çözülemeyen sorunları kilitli odalar veya yabancı dildeki kitaplar gibi sevmek; sorularla yaşandığında, fark edilmeden cevapların içinde olunacağını belirtir.