Mustafa COPCU
delete
YaÅŸam Büfesinde “Yeni Yıl”... “…Son günlerde bu kadar yürekten gülmemiÅŸtim. Onyedisinde evlenen otuzbeÅŸlik Kemal “Aralarda” türküsünü istedi ve ÅŸarkıcıya anımsatmak için mırıldandı. Laz kızı bilemedi ve isteÄŸi yerine getiremedi. Bunun yerine masamıza gelen Laz Kızı istek sahibini mutlu edebilmek için “Suna”yı söylemek istedi. Kemal, “kusura bakma sen söyleyemezsin; Suna yürekten gelir…” deyince Laz Kızı sakince ” niye kusura bakıcam amca, kusura belediye baksın…” diye tersledi ve kendimi tutamadım dakikalarca...
delete
YaÅŸam Büfesinde “Asla Yalnız Ye... “… Çevre edinme anlamında en iyi olanlar, çevrelerini geniÅŸletme için bunu yapmıyorlar. Onlar, arkadaÅŸ ediniyorlar. İnsanların dostluÄŸunu, güvenini ve hayranlığını kazanıyorlar. Herkese arkadaÅŸca el uzatabilme becerileriyle bunu yapıyorlar. Sürekli geniÅŸleyen bir etki alanı, planlanmış bir sonuç deÄŸil, kendiliÄŸinden ortaya çıkan bir sonuçtur sadece…” Merhaba ÇeÅŸme’den, 2009 un son pazarından ve bugün bulutlanıp dünden biraz daha kapalı dursa da yine yaz gibi, bahar gibi, sararıp dökülen ve bahçemi kaplayan...
delete
YaÅŸam Büfesinde “AHA ve AIDAR... “…DoÄŸuda küçük bir daÄŸ ilçesine yeni bir kaymakam atanır. İlçenin on kilometre uzağında, sahip olduÄŸu köylerin birindeki çiftliÄŸinde oturmakta olan yörenin aÄŸası (!), kaymakamı akÅŸam yemeÄŸine davet eder ve alıp getirmeleri için iki marabasını ilçeye gönderir. Mükellef bir sofra hazırlanmıştır. Yemek saat sekizde yenecektir. Saat sekiz olur; gelen giden yoktur. Saat sekizbuçuk olur (ki Azeriler buna “dokuz yarısı” söylemekteler) ses seda yoktur. AÄŸa meraklanır. Saat dokuz olduÄŸunda karşıdan periÅŸan durumda...
delete
YaÅŸam Büfesinde “Yapıların Gü... “… Yirmibirinci yüzyıl fırtınalı bir denize benziyor. Kurumlarsa fırtınada yol alan bir gemiye… Fırtınalı bir denizde de olsanız, bir rotanız varsa, bu geminize ve çalışanlarınıza bir istikrar saÄŸlayacaktır. UÄŸruna mücadele edeceÄŸiniz bir hedef verecektir. Fırtınalı denizde batma olasılığı ise sizi itekleyen bir tehdit olacaktır. Geminizdeki kültür ve deÄŸerler, tayfalarınızın, yolcularınızın iliÅŸkilerine hakim olacak, bir iÅŸbirliÄŸi ve uyum saÄŸlayacaktır. Bu kültüre uyum saÄŸlayamayanlar ise gemiyi terkedeceklerdir…Denizde...
delete
YaÅŸam Büfesinde “N(AIDA)S”... “… Yumurtanın sarısı ile beyazı anlaÅŸamazlarsa kabuÄŸu çatlar… BildiÄŸi gibi yaÅŸamanın ve durmadan ÅŸikayet etmenin bağımlısı olmak… Çözümleri yokuÅŸa sürmek…Kriz, insanlarda bireysel korku ve endiÅŸeyi artırdı. Bu da çoÄŸu çalışanın donup kalmasına yol açtı. Liderlerin kurumlarını ileriye taşıma hedeflerinde, çalışanların üzerindeki bu ölü toprağını atmalarını saÄŸlayacak farklı bakış açıları geliÅŸtirmeleri  gerekiyor. Çalışanlar ise endiÅŸe ve korkuyla durmak yerine yaratıcı bir ÅŸekilde üretime...
delete
YaÅŸam Büfesinde “Mutluluk Reçet... “…Ernie J Zelinski, mükemmel bir yazar. Hayata bakış tarzından etkilenmemek mümkün deÄŸil. Bay Zelinski bilge kiÅŸilerin çaÄŸlar boyunca söylediklerinden yararlanıp bir mutluluk reçetesi oluÅŸturmuÅŸ. Bana sorarsanız mutluluk için bugüne kadar yazılmış en iyi reçete budur ! Bu reçeteyi mutlaka bir yere not edin. Kesip saklayın. Mümkünse eÅŸe, dosta, sevgiliye, arkadaÅŸa fakslayın. E-postalar, cep mesajları ile yollayın ! Daha da önemlisi mutlaka uygulayın…” Merhaba Yukarıdaki yazı dünkü Hürriyet’in ekindeki Prof.Dr.O.MüftüoÄŸlu’nun...
delete
YaÅŸam Büfesinde “Öyküyü Yitir... “…AgroForum-Ashgabat kapsamında öyle güzellikler gördüm ki beni aldılar yakın tarihimdeki öykülerimle yüzleÅŸtirdiler. İlacın etiketi bana dönük deÄŸildi ve heyecanlı bir Türkmen “Bu ilaç var ya bu ilaç… Ben böylesini görmedim. İki defa kullandım. ÇavuÅŸlarım pırıl pırıl oldu…” Merhaba Yine ÇeÅŸme’den, ÇeÅŸme’nin güzelliklerinden, yaz gibi parlak, çiÄŸle ıslak, ÅŸebnemin kokularıyla adeta bahar olan bayramın son gününden yazıyorum. Ruh halimi ÅŸekillendirenler, Copcular olarak özlemle, neÅŸeyle,...
delete
YaÅŸam Büfesinde “Derin Dalış&#... “…Bir zamanlar havuç turuncu dışında her renkte yetiÅŸirdi. Kırmızısı, siyahı, yeÅŸili, moru vardı. Derken 16. yüzyılda Hollandalı havuç yetiÅŸtiricileri bu kök sebzeye yurtsever bir kimlik kazandırmaya niyetlendiler. Kuzey Afrika’dan getirttikleri gen deÄŸiÅŸimine uÄŸramış bir tohum kullanarak, İspanyollara karşı verdikleri bağımsızlık savaşının önderi, Turuncu Prens diye bilinen kral I.Wilhelm’in onuruna turuncu renkte bir havuç yetiÅŸtirmeye baÅŸladılar. Bayrağı turuncu olan ülkenin ÅŸimdi bir de turuncu havucu olmuÅŸtu....
delete
YaÅŸam Büfesinde “GAT/MAS/RAWR... “…Birkaç gün boyunca laboratuvara teker teker akın eden rahibeler, üzerlerindeki siyah beyaz giysilerini çekiÅŸtirip düzelterek mümkün olabilecek en rahat pozisyonu bulup fMRI cihazına uzandılar. İkibinaltı yılında yapılan bu araÅŸtırmaya katılan yaÅŸları 23 ila 64 arasında deÄŸiÅŸen bu 15 kadın kökü ortaçaÄŸa uzanan bir Katolik keÅŸiÅŸlik tarikatı olan Karmelit Mezhebi’nin manastıra kapanmış mensuplarıydı…” Merhaba Bugün yine ÇeÅŸme’den, yine adeta yazdan kalma bir gün güzelliÄŸindeki hafta sonunda yazıyorum....
delete
YaÅŸam Büfesinde “EvrimleÅŸerek Ã... “…Akio Morita, 1945 yılında Sony’i kurduÄŸunda hiçbir ürün fikri yoktu ve ilk çıkardıkları ürünler olan pilav piÅŸirme makinası ve bir kaset kayıt makinası pazarda baÅŸarısız olmuÅŸtur. Bu ÅŸirketleri baÅŸarıya götüren, iÅŸ hayatındaki deneme-yanılma süreçlerini kalıcı bir öğrenmeye dönüştürmeleri olmuÅŸtur. Tepeden inme doÄŸrular ve iÅŸ teorileriyle, ödünç baÅŸarılar elde etmemiÅŸlerdir. DoÄŸru iÅŸlere, hatalardan geçerek, bedelini ödeyerek ulaÅŸmışlardır…” Merhaba Volkan beye yardımcı olabilmek için bugün...

« Previous Entries Next Entries »