Yaşam Büfesinde “GAT’ın Paradoksu”

“…Bu dünya GAT dünyası der ve AIDA’nın ilk “A” sı ile dikkat çekmeye çalışırdım. GAT’ın derinliklerine inmez; inmeyi aklıma getirmezdim. Yetinirdim. Bugün “GAT”ın gizemli açılımlarını öğrenmeye çalıştım; neler neler varmış sözcüklerin ardında… Geçmişten bugüne bakmak için blogumdaki GAT başlıklı önceki yazılarıma tekrar göz attım. Lütfen dikkat; bazen GAT Dünyasında verilenleri alan üçüncü bir kişi de olabilir. Şunu anımsa: Arı çiçeğe verir (dölleme); çiçek arıya verir (Polen) ve balı insan yer.. İşte bu durumda “GAT: Grab And Take” olur: Gücü olanın aldığı, kuralları koyanın kazandığı, sistem tasarlayanın kazandığı bir dünya da olabilir. Peki ne yapmalı, nasıl yapmalı ?…”

Merhaba

Bugün her zamankinden daha fazla “GAT Dünyası”. Bitkisel gözlerimizdeki ışığı beklemeden gitti, şimşekli günler başladı ve üretimi artırmak hiç gündeme gelmeden yandaş için para bulmanın yolu, var olan (ve hatta servete dönmemiş varlıkları) servetleri satmaktan gayrı bir şey yapılmadı. Vermeden alma gayretleri dengeleri bozdu. Sanırım şimşekli günlerin sonuna gelindi. Yerine yıldırımlı günler başlasa bu zihniyetle kurtuluş mümkün mü ? Hayır. “Yolun sonu göründüğünün” farkındalar mı (https://www.youtube.com/watch?v=zp1rcMaYekg) ?

Her zaman böyle oluyor. Olumlu şeylerle yola çıkacağım diyorum ve daha ilk paragrafta kendime dur diyemiyorum. Durmalıyım. Yoksa benim için de yolun sonu görünür olacak bu gidişle. GAT Dünyasına yeniden bakmak istiyorum:

“Yaşam Büfesinde GAT Dünyası” diye arama yaptığımda:

Uğruna seni konfor alanından çıkaracak tutkulu amaçların var mı ?

SSTC öğretileriyle iyi bir dinleyici misin ? Kapıyı tıklatan fırsatların sesini duyabiliyor musun ?

Her başarının bir ödülü var mıdır ? Hayallerini tombullaştırmada niyetin saf mı ?

Acta non verba > Mehmet coğrafya sınavını nasıl geçti ? Ankara’nın nerde olduğunu bilmek mi yoksa Ankara’ya gidebilmek mi daha önemli ?

Seni sen yapan “en değerli hazinenin” nerede olduğunun farkında mısın ?

  • Üçüncü sırada 2025 yılından daha güncel mesajlarla “Başarı Formülüm” var ki geçen yıl o günlerde bir akademik kuruluştan konuşma çağrısı bekliyordum. Sanki bu yıl nasip olacak gibi görünse de bence ilk paragraftaki yaklaşımlarımı bildikleri için kuşkuları olsa gerek… İçindeki slaytta “EKÜ Trio ve Başarı Formülüm” var https://www.copcu.com/2025/02/04/yasam-bufesinde-butunlesik-basarilar/

Dört sembol çerçevesinde yön / eylem / hız etkenleriyle omurgalı yolculuğa hazır mısın; yetkin misin; istekli misin ?

“… Ümit Pakistan’da; Barış okulda. Kitaplıktan rastgele (!) seçtiğim kitap Prof.Y.N.Öztürk‘ün 1992 yılında yazdığı “Kur’an’daki İslam” ve algıda seçicilikle o andaki bakış açıma göre Sayfa 386 dan Bakara Suresi’nden alıntı. Ancak o ünlü bakanın dalga geçtiği gibi değil. Sözünü ettiğim sayfada denge örnekleri veriliyor ve sekizi de birbirinden anlamlı, değerli:

  1. Dünya / Ahiret > Görünenler / Görünmeyenler;
  2. Kamu / Birey;
  3. Akıl / Aşk;
  4. Ruh / Beden;
  5. Yöneten / Yönetilen;
  6. Kazanma / Harcama;
  7. Öfke / Sevgi;
  8. Yeni / Eski > Bunun anlamı: Değişirken statükoyu korumak

Zaman, mekan, kişi ve konuya göre benzer paradoksların dengesi için seçim yapmak bize kalmıştır. “Denge” yöneticilik kadar liderliğin de en önemli konusudur.

  1. “Güven (Ethos) >
  2. Duygu (Pathos) >
  3. Mantık (Logos) sırasıyla “Denge” için “Kairos” a göre doğru işleri doğru zamanda yapacak olan liderin özelliklerini Lee (Iacocca : Bütün o liderler nereye gitti) Bey 9 madde ile özetler…”

Geçmişe ya da saf Musto Dede sözcüklerine bu kadar takılmak yeter. Şimdi bugünün GAT Dünyası gizemlerine döneyim:

Geçen yıl Yaşar Üniversitesinde, sekiz yıl önce Bornova ZMAEnstitüsünde yaptığım gibi konuşmama “Bu dünya nasıl bir dünya ?” diye sorarak başlarım. Responslar için kısa bir süre beklerim; çoklukla Gencebay’ın popüler şarkısı “Batsın bu dünya ...” mırıltıları duyulur. Sonra “Bu dünya GAT dünyası” der konuşmamın sonunda “GAT“ın ne olduğunu açıklayacağımı söylerim.

Bu girişin derinliklerinde sizce neler gizli olabilir ?

Bu dünya nasıl bir dünya ?” diye başlayıp beklemek… Sonra “Bu dünya GAT dünyası” demek – çok güçlü bir açılış oluyor ve böylece dinleyicileri “Zihinsel Olarak Oyuna Aldığımı” görüyorum.

Bunu biraz derinleştirelim:

  • 1.GAT’ı Üç Katmana Çıkarma: “GAT dünyası”nı sadece alışveriş değil, üç seviyeli bir yapı olarak düşündüğümde:
    • 1.Seviye: Basit Takas:
      • -Para ver, ürün al.
      • – Emek ver, maaş al.
      • -Oy ver, hizmet al > Bu düzey “EKONOMİK GAT”
    • 2.Seviye: İlişkisel GAT:
      • – Saygı ver, saygı al.
      • – Güven ver, güven al.
      • -Değer ver, değer al > Bu PSİKOLOJİK GAT
    • 3.Seviye Stratejik GAT:
      • – Vizyon ver, sadakat al.
      • – Anlam ver, adanmışlık al.
      • – Güç ver, etki alanı al > Bu ise LİDERLİK DÜZEYİ (GAT) dir.
  • 2.GAT’ın Paradoksunu Atmak: Şunu biliyoruz ki; “Bu dünyada en çok alanlar, en çok verenlerdir” Bu sözlerin ardından küçük bir sessizlik gelebilir ki “Sessizliğin Gücü“nü kullanmış olurum. Burada şunu da anımsıyorum: Sapiens kitabında Y.Harari “İnsan türü iş birliği yaptığı için kazandı” Görsellerimde en çok kullandığım melodi “Never be alone” ve32 küçük beceriden biri “networking”i unutmam.
  • 3.GAT’ın Karanlık Yüzü: Şöyle bir yaklaşım dinleyicide dikkat ve ilgiyi yeniden yükseltir: “Aman dikkat…Bu dünya sadece GAT (Give And Take) dünyası değildir; bazen buradaki GAT: Grab And Take (Yakala ve Al) olur ki
  • 4.GAT> Değer Zinciri Bağlantısı: Bu dünyanın GAT Dünyası olduğunu kabul ettiğinizde “Denge” yi sağlamak için konfor alanından çıkmaya hazır olanlar VIP-ERIC Strateji Tuvaline geçerlerse kendilerine taahhüt ettikleriyle eylemli olurlar.
  • 5.Metaforların gücünü kullan:
    • – Arı çiçekten alır.
    • – Çiçek arıdan alır
    • – Ama balı insan yer >GAT bazen iki taraflı görünür; ama üçüncü bir kazanan vardır. Bu yaklaşım “SİSTEM DÜŞÜNCESİ“ne kapı açar. Tam bu noktada özellikle Ege Bağlarında satışçıların rafları doldurdukları “Pusht”larına kırmızı tulumumla “Pull”desteği verirken bağdan bayie kurduğum köprünün üstüne bir kapı yapmaya ve anahtarı da cebimde taşımaya gayret ettim. Aksi takdirde doğru seçim ve uygulama için bilincini geliştirdiğim (~ikna ettiğim) bağcı böylece bayiye gittiğinde bayinin rakip çözümler konusundaki ısrarına az/çok direnebiliyordu.
  • 6.Kapanış nasıl olursa daha etkili olur ? “Bu dünya GAT dünyasıdır. Ama oyunun kuralı şudur. “Alan değil, veren belirler oyunun seviyesini” Bu konuşmayı kimlere, hangi amaçla yapıyorum ?
    • – Gençlerin kişisel gelişimi için mi ?
    • – Kurumsal strateji için mi ?
    • – Yoksa hayat felsefesi olarak mı konumluyorum ? Yola göre derinleşelim…

Hayat felsefesi olarak konumlandırıyorum ve sözlerimin devamında beş adım var:

  1. Kendinizi sorgulayın (Nasıl ?)
  2. Sahip olduğunuz değerlerin farkına varın (Hangi değerlere sahipsiniz ?)
  3. Farkındalığınızı geliştirin (Farkındalığınız gelişirse ne olur ?)
  4. Özgüveninizi yükseltin ve
  5. Sizi motive eden nedenleri bulun ? (M1.0, M2.0, M3.0)

Böyle bakınca bu konuşma bir “Yaşam Mimarisine evriliyor” … “Bu dünya GAT dünyası girişim, aslında benim beş adımımı “Ontolojik Zemini“. Bunu “Felsefe Omurga” haline getirmek de olanaklı. Bu dünya GAT dünyasıysa… Soru şu:

  • Ben ne veriyorum ?
  • Ben neyim ?
  • Ben neden varım ? Paris’in doksan kilometre kuzeyinde tarihi bir şatonun yağmur ormanları gibi bahçesinde yaptığım Intuition Walk / Sezgi Yürüyüşü“nde kendime sorduğum soru: “Allah’ım ben bu dünyaya neden geldim ? Katkım ne olabilir ?” -Mayıs 2005 / Çerçeve Çalışmaları F2-TTT) ve buradan beş adımın doğal olarak doğuyor:
    • 1.Kendinizi sorgulayın (Nasıl ?) Burada klasik “Kendini tanı” dan daha derine inebilirim. Referans olarak şunu söyleyebilirim: Socrates “sorgulanmayan hayat, yaşanmaya değmez”. Sonra da dinleyici gençlere sor bakalım:
    • 2.Sahip olduğunuz değerlerin farkına varın (Hangi değerler ?): Burada iki boyut var:
      • 1.İçsel değerler
      • 2.Yetkinlik değerleri ve eğer kendi değerlerinizin farkında değilseniz, dünya size bir fiyat biçer” Bunu kabul ederseniz kendinizi sorgulayıp sahip olduğunuz değerlerin farkına varırsınız.
    • 3.Farkındalığınızı geliştirin (gelişirse ne olur ?):
      • -Tepki yerine tercih başlar
      • -Kırılganlık azalır
      • -Manipulasyon zorlaşır
      • -Korku küçülür … “FARKINDALIK İÇSEL ÖZGÜRLÜĞÜN KAPISIDIR” ve “SORGULAMAK CESARET İSTER. ÇÜNKÜ CEVAPLARDAN KAÇAMIYACAĞINIZI BİLİRSİNİZ

Sahip olduğunuz değerlerin farkına varırsanız “GAT dünyasında Denge” için etki ile tepki arasındaki boşlukta özgür olarak hangi seçenekleriniz olabilir ?

  • 4.Özgüveni yükseltin: Unutma özgüven ego değildir; olmamalıdır. Ego “ben herkesten üstünüm” derken, Özgüven “ben yeterliyim” der, demelidir. Tam burada Albert Bandura‘nın “Self-efficacy kavramını hatırlamak iyi olur: “Yapabileceğine inanma kapasitesi” ve ek olarak “Özgüven, sonuçlardan değil; denemekten beslenir

Her türlü çukurdan çıkma tekniği neden işe yaramadı ?

Viktor Frankl ne güzel söylemiş “İnsanı yaşatan şey haz değil, anlamdır” ve final için önerim:

  • M.1.0 sizi hayatta tutar
  • M2.0 sizi yukarı çıkarır
  • M3.0 sizi kalıcı yapar.
  • Sözün özü; GAT dünyasında
    • > Kendini tanı
    • > Değerini bil
    • > Farkında ol
    • > Özgüveninle
    • > Anlam kazan … Bu bir yükseliş modelidir. Her başarının bir ödülü var mıdır ? Mutlaka vardır. Bazen sebep-sonuç ilişkisini göremezsiniz; bazen de başarıya götüren sürecin kendisi ödüldür.
  • Unutma Bu dünya GAT dünyasıdır. En büyük kazanç, verdiğiniz şeyin sizde yarattığı dönüşümdür

Karnım acıktı; ilaç saatim geldi. İlaçlar saatinde alınmalı, kahvaltı huzurla yapılmalı.. Disiplin özgüvenin sessiz temelidir. Enerji toplamalı, zihnimi temizleyip beslemeli ve özellikle son bir ayda dört kardiyologun kapısını aşındırdığıma göre kalbimi ritmine bırakmalıyım… Belki, siz modeli isimlendirebilirsiniz; beş adımı akılda kalıcı bir şemaya dökebilirsiniz … Acelemiz yok, ama potansiyelimiz var…

Netgillerle beraberliğimde (2009>2026>…) “Bilginin Zekatını Vermeye” çalışırken beni en mutlu eden şey nedir bilir misiniz ? Beni dinliyorlar; beni önemsiyorlar, öğrendiklerini içselleştirip belleklerine kazıyorlar ve yeri geldiğinde spontan olarak öğrendiklerini uyguluyorlar… Bunun “babadan oğula” aktarıldığını “Fark Yaratan Şirketler Paneli”nde gördüm… Ne diyordu Kerem “Uykusuz Gecelerini” anlatırken ?

Tüm bunca laf şu temel soruya dürüstçe “evet” yanıtı verebilmek için: “Şu GAT dünyada MASlaşmak için RAW mıyım ?

Öykücü