Yaşam Büfesinde “LAL(2)&ALOHA”

“…Artırılmış Gerçeklik (AG) sadece dijital bir gözlük değildir; peki o halde nedir?…;Torunlarımla ALOHA’yı nasıl konuşabilirim ?…; Güç insanı değiştiriyor mu yoksa ortaya mı çıkarıyor ?…;Teknoloji kolaylaştırırken bağımlılık da üretmiyor mu ?…;

“Hızlı hazlar irademi zayıflatıyor mu ?”

Çeşme-Çatı Musto Dede’nin kutsal alanı > Torunlarının (+) özgürce kendilerini geliştirmelerinin kutsanmış mekanı; Yıl 2014: En küçük Copcu, Duru iki yaşında > Günlerce uğraşıp sıraladığım kasetlerimin ortalığa saçılmasındaki sesler ve torunlarımın çocuk masumiyetini yansıtan konuşmaları pek çok müzikten daha fazla keyif veriyordu bana; hâlâ da aynı hazzı alıyorum. SSTC öğretileriyle, LAL odaklı ALOHA yolculuklarının yapı taşları olan bu beraberlikleri yaşayınca Musto Dede kendine şunu soruyor: Daha ne ister insan !!!

Merhaba

Bugün arife (260526); yarın bayram ve beşi bir yerdeden (ABİDE) sadece Duru bizimle olacak. Umarım bayram öncesi “Nezuş Sofrası” hazırlıklarından yazımı tamamlamak için zaman bulurum. Bu yazımdan amacım torunlarıma SSTC öğretileriyle L4 : LAL ( Leave A Legacy / Bir İz Bırakmak) amaçlı sohbeti “Artırılmış Gerçeklik (AG)” çerçevesi ve ALOHA (Ask (Sor) / Listen (Dinle) / Observe (Gözle) / Help (Yardım et) / Ask again (Tekrar sor) adımlarıyla ile bir ses, bir iz bırakmaktır. Merak ediyorum, ALOHA’nın ilk “A” sı ile torunlarım:

  • Neyi sorgulasınlar?
  • Nasıl dinlesinler?
  • Neyi gözlesinler?
  • Kendilerine nasıl yardımcı olsunlar?
  • Neyi neden tekrar sorsunlar?

“SSTC, LAL & ALOHA” üçlüsüyle çizdiğim çerçeve özüme bayram hediyesi gibi çok güçlü görünüyor ve şu “Ana Hatlar”ile yazımı yapılandırmaya çalışıyorum.

SSTC öğretileri + L4 (Leave A Legacy) + Artırılmış Gerçeklik + ALOHA

Pandeminin kısıtlarında evde esir kalınca iki kavram zihnime yerleşmişti:

  1. Artırılmış Gerçeklik (AG): Beş duyumla bildiklerimle teknolojinin nimetlerini bütünleştirmek;
  2. Yeni Normal : O kadar ölüm olunca altı yıl önce artık eski alışkanlıklarımız sürmeyecek ve zorunlu değişimlere uyum sağlayacağız (ki olmadı; her şey hâlâ eskisi gibi)

Torunlarımın ilk önce şunu anlamaları için yaklaşmalıyım; AG sadece dijital gözlük değildir; insanın çıplak gözle göremediği katmanları fark etmeye başlamasıdır. Bu konunun detaylarını “Dijital Detoks ve Teknolojik Eleme” başlıklarıyla bir başka yazımda ele alacağım. Şimdi AG için bir örnek vereyim:

  • Bir çocuk yağmur görür.
  • Bir başkası su döngüsünü görür.
  • Bir başkası çiftçinin emeğini görür.
  • Bir başkası ise “hayatın birbirine bağlılığını” görür. İşte AG’in en değerli hali burada
    • Gerçeğin üstüne anlam katmanı bindirmek

ALOHA ve LAL Yolculuğu

Torunlarımla ALOHA’yı şöyle konuşabilirim:

  1. A — Ask (Sor)
  • “Doğru soru” çoğu zaman “doğru cevaptan” daha değerlidir. Bu cümleyi yıllardır şöyle kullanıyorum: Cevap, doğru soru sorulduğunda değerlidir; anlamlıdır. Çünkü soru:
    • Dikkati yönlendiriyor,
    • Zihni açıyor,
    • Görünmeyeni görünür kılıyor.

Torunlarım kendilerini şöyle sorgulamalılar; sorgulayabilirler:

  • Ben gerçekten ne hissediyorum?
  • Bir şeyi neden istiyorum?
  • Bu düşünce bana mı ait, yoksa çevreden mi geçti?
  • Korkum mu konuşuyor, merakım mı?

Hayata bakışlarındaki sorular da şunlar olmalı:

  • İnsanlar neden farklı düşünüyor?
  • Bir başarının görünmeyen bedeli nedir?
  • Teknoloji insanı büyütüyor mu, küçültüyor mu?
  • Kolay olan her şey gerçekten iyi midir?

Dijitali de sorgulasınlar:

  • Telefonu mu kullanıyorum, telefon mu beni kullanıyor?
  • Algoritma bana neyi göstermiyor?
  • Hız arttıkça derinlik azalıyor mu?

SSTC açısından burada amaç: bu üç hedefli sorgulama amacı, “otomatik yaşayan” değil, “fark ederek yaşayan” insan yetiştirmek olmalı ki öncelikle “EKÜTrio” hem inanmalı hem de davranışlarıyla örnek olmalıdır.

2. L — Listen (Dinle)

SSTC Öğrenme yolculuğunun ilk gününde şu sorum bulunur: “Sizce, başarılı, empatik, yaratıcı satışçının birinci derecede en önmeli özelliği nedir ?” Utku’nun öğretilerinde “İyi Konuşmacı” önce çıksa da beş gün boyunca “İyi Dinleyici” olmasının önemini vurgularım. Önce şuna dikkat etmek gerekir; dinlemek sadece ses duymak değildir.

Dinlemenin 4 katmanı vardır:

  1. Kelimeyi dinlemek:
    • İnsan ne söylüyor?
  2. Duyguyu dinlemek:
    • Neden söylüyor?
  3. Sessizliği dinlemek
    • Ne söyleyemiyor?
  4. Kendini dinlemek:
    • Bu söz bende neden yankı oluşturdu?

Artırılmış Gerçeklik (AG) burada şu demek oluyor: Kulak sadece sesi alır, ama bilinç anlam katmanını duyar.

Bu durumda torunlarıma şunu söylemeliyim “İnsanlar çoğu zaman cevap almak için değil, anlaşılmak için konuşur.”

Ve en önemlisi de etkili dinleme ile iç seslerini korkudan ayırabilmelidir

3.O — Observe (Gözle)

Gözlem, SSTC’nin sessiz laboratuvarıdır; özellikle “Müşteri Responslarının Ele Alınması“nda… Çünkü insanlar söylediklerinden çok, tekrar ettikleri davranışlarla kim olduklarını gösterirler. Peki torunlarım; neyi gözlesinler?

  • İnsanlarda güç insanı değiştiriyor mu ortaya mı çıkarıyor?
  • İnsan stres altında nasıl davranıyor?
  • Birinin küçük çıkar için yaptığı şey, büyük karakterini gösteriyor mu?

Kendilerinde de şunları gözlesinler:

  • Hangi ortam beni küçültüyor?
  • Hangi insanlar beni büyütüyor?
  • Başarı geldiğinde tevazum azalıyor mu?
  • Hızlı hazlar irademi zayıflatıyor mu?

Dünyada teknolojik nimetler için de;

  • İşlerimi kolaylaştırırken bağımlılık da üretiyor mu?
  • Reklamlar ihtiyaç mı oluşturuyor arzu mu?
  • Kalabalıklar neden kolay yönlendiriliyor?

Burada AG yaklaşımı: “Bakmak” ile “görmek” arasındaki farktır.

4.H — HELP (Yardım Et)

Buradaki en önemli SSTC farkı şu olabilir: önce insan kendisine yardım etmeyi öğrenmeli. Hep söylüyorum: “Kendisine yardım etmeyene hiç kimse yardımcı olamaz”. Ne yaparsam yapayım her uyarıdı akıllarına “Pembe Fil” düşürmekten öteye faydası olmayan “Sigara içme !” uyarım işe yaramıyor; çünkü sigara içen kendine yardımcı olmuyor ki.. Bir başka ifadeyle:

Kendi zihnini yönetemeyen biri, hayatı yönetmeye çalışırken savruluyor.

Torunlarım kendilerine yardımcı olabilmek için ne yapsınlar?

  • Zihinsel olarak;
    • Düşünmeden tepki vermesinler
    • Dijital gürültüden uzak kalabilsinler
    • Uzun düşünme kası geliştirsinler
  • Duygusal olarak
    • Yenilgiyi kimlik haline getirmesinler
    • Utanç yerine öğrenmeyi seçsinler
    • Kıyas yerine gelişime odaklansınlar
  • Davranışsal olarak
    • Küçük disiplinler oluştursunlar
    • Erteleme yerine küçük başlangıçlar yapsınlar“ ve anlık haz” ile “kalıcı değer” arasındaki farkı görsünler

Ve sonra başkalarına yardım etmeye kalktıklarında kurtarıcı gibi değil…bir mumun başka bir mumu yakması gibi olsunlar.

5.A — Ask Again (Tekrar Sor)

Bu adım en kritik adımdır. Çünkü yaşam değiştikçe, aynı sorunun cevabı da değişir.

  • Çocukken: “Başarı nedir?” sorusunun cevabı başka,
  • Yaş aldıkça başka olur. ve tekrar sormayı neden öğrensinler? Çünkü:
  • Kesinlik bazen zihinsel tembellik üretir,
  • Merak gelişimi canlı tutar ve
  • Sorgulama insanı dogmadan korur.

İşte tekrar sorabilecekleri bazı sorular:

  • Ben hâlâ öğreniyor muyum?
  • Bu fikrim gerçekten bana mı ait?
  • Bugün yeniden başlasam aynı kararı verir miydim?
  • Güç arttıkça insanlığım azalıyor mu?
  • Teknoloji beni insanlıktan uzaklaştırıyor mu?

Ve LAL açısından belki en büyük soru ile bu yazı serimin ilkini bitireyim:

“Ben öldükten sonra ne kalacak? Sadece iz mi, yoksa anlam mı?”

(devam edecek)

Öykücü (docendo discimus)