“…Sername-i muhabbeti canana yazmışım / Hasret risalesin varak-ı cane yazmışım / Nalişlerini derd ile biçare bülbülün bad-ı saba eliyle gülistane yazmışım”…; Yapayın zekisiyle, doğalın aptalları ve hainleri arasında sıkışıp kaldım ve karanlığa küfretmektense “Odi’li” olmaya karar verdim...; İnsanı sürekli taşıyarak mı yaşatacağız ? sorusuna yanıt ararken şair “Musto Dede ve Nezuş’a” bir dörtlük armağan etti: Emekten damlayan lokma helâldir, az sanma / Bir sıcak el bazen dünyalara bedeldir / Gençlik koşar geçer de iz bırakmaz kimi gün / Sekseninde veren çift, zamana mühürdür..”
“Toplumu kaybettiğimizde iğne nereyi göstermeli ? Nihai hedefleri neymiş ? ”
Netdirekt’li olmak isteyen gençlerin ilk adımında “Kesintisiz Kolaylık” paylaşımı; CINOS’un üçüncü evresinde DOD2 (Farklılık Yaratmak) aşamasına geçişte “BeE: Be Effective / Etkili Olmak” mesajıyla Netgillerde “Otobüs Yolcuları” ve “Stil / Buradan Netgilli geçti” izini bırakmak…(Uykusuz Geceler)
Merhaba
Bu sabah gözlerim yaşlı izledim Now’da “ODİ (Öğrenci Dostu İşletme) (*)” yi ve bir bütünleşme arayışım daha depreşti içimde. İlk anda Prof.M.Yunus’un “Mikrokredisi / Yoksulbank” örneğinde buğulandı gözlerim. Hele bir de ODİ’nin nihai hedefinin “ODİ’siz bir dünya” mesajını görünce cebindeki yirmi sekiz sentten dört milyar dolarlık kredi değerine ulaşan “Gramenbank” başarısının yaratıcısı Prof.Dr.M.Yunus‘ (**)un daha sonra suçlanmasını bizde çok makbul olan “Dış Güçler” mi yaratmıştı ? sorusuyla sevincim kursağımda kalsa da umutlanmak için yirmi yıl öncesine gittim. Bu öykünün oluşumunu kısa cümlelerle yazsam daha anlaşılır olacak:
Ben M.Yunus’un adını 2005 yılında duydum. Meğer Diğdem, AİSEC programıyla yurt dışına gidince tanışmışmış. Bana birlikte fotoğrafını gösterdi. Demek ki Diğdem benden daha şanslıymış. Öyleydi de gerçekten. İzmir’de “Mükemmeli Arayış Sempozyumu 5 (MAS5: Mikro Kredi / Kelebek Etkisi)” vardı 2005 yılında. Pazarlama Müdürlüğünü devretmiştim. Yetkinlik Geliştirme Müdürü (CDM) olarak uzatmaları oynuyordum. Şanslıydım. Serbesttim. Özerktim. Doyumluydum. Ofise gitmesem de olurdu. Kimse benden bir şey beklemiyor gibiydi. Sanki ayak altında dolaşmamı istemiyorlardı. Dört yıl daha Syngilli olacağımı bilmiyordum. En keyif aldığım yıllardı. Yaşım altmışı aşmıştı. Yine de öğrenme hevesim yüksekti. O yıl ve ertesi yıl (2006 MAS6: Olmak ya da olmamak) hepsine eksiksiz katıldım. Aklımda bir M.Yunus kaldı bir de bayan Zamanpur’un “Silk & Cahmere” öyküsü… Her neyse… ABD de doktora yaparken M.Yunus’la aynı odayı paylaşan Bay X (adını anımsıyamadım) anlatmıştı Prof.Yunus’un “Kelebek Etkisi” mesajlı “Başarı Öyküsünü” (https://tr.wikipedia.org/wiki/Muhammed_Yunus)
Bugün odağıma “ODİ” düşünce son günlerde çıpalanıp kaldığım yeni bir “Stratejik Üçgen” arayışına girdim. İkincisini de bulmuştum: Yunus Amaca’nın Yoksulbank ve Mikro Kredi. Üçgenin üçüncü köşesinde kim olmalı ? İki seçeneğim var; biri Hindistan’dan Bunker Dayının “Yalın Ayaklar Koleji” diğeri de Tonguç Baba’nın “Köy Enstitüleri”…
Önce ilk ikisini eşleştirdim (32 Küçük Beceri’den biri olan “pairing”). Nezuş’la birlikte gözümüz yaşlı, sesimiz titrek “ODİ” anlatımı bizi çok derin bir ortak damara götürdü. ODİ’nin amacının yardım etmek değil, yardıma ihtiyaç bırakmamak olduğunu görmek güzeldi. Elimdeki ilk iki köşe çok güçlüydü:
- Muhammad Yunus (Yunus Amca) – Mikrokredi: Yoksulu “yardım alan” olmaktan çıkarıp üreten ve ayağa kalkan özneye dönüştürdü. ABD den yurda döndüğünde üniversite kampüsünün çevresindeki yoksullarla yola çıktı. Cebinde yirmi sekiz senti vardı. Çok geçmedi; dört milyar dolarlık değere ulaştı. Bu başarıyı kıskananlar onu rahat bıraktılar mı ? Hiç bir iyilik cezasız kalmıyordu ve cehenneme uzanan yollar iyi niyet taşları ile döşeliydi; ister doğuda ol, ister batıda, değişmiyordu.
- ODİ (Odi Abi) – “Odi’siz Türkiye”: Sorunu yönetmek değil, sorunu gereksiz hale getirmek. Bunlara şimdilik güvnerek bakarak ve ilk adım olarak İzmir-Buca- Dokuzeylül Kampüsü yanından beş kişikik menü seçerek katkıda bulunarak üçüncü köşe olarak da ilk anda
- Bunker Roy (Roy Dayı) – Barefoot College (Yalın Ayaklar Koleji):Kendine Yeten Toplum; dışarıdan uzman beklemeyen, kendi enerjisini, bilgisini, çözümünü üreten topluluk ki Yunus Amca ve Roy Dayı birlikte ülkemize geldiler. Sanırım “Türkiye İsrafı Önleme Vakfı” başkanı Prof.Dr.Aziz Akgül‘le görüştüler ve “Güneş Nineleri” konusunu bize de bulaştırmak istediler. Ne yazık ki anlı-şanlı dış güçler buna izin vermedi. O gün de bugün de otorite balık tutmasını öğrenmiş eğitimli kişileri istemedi, istemiyor. İnsanlar değişse de zaman gelip geçse de zihniyet değişmiyor. Her neyse; biz konumuza dönelim:
- Böylece Yeni Üçgenimin Mesajı: Merhametten Güçlenmeye… oldu; çünkü,
- Yunus – Finansal Güçlendirme
- ODİ – Sosyal Sorunun Ortadan Kalkması
- Bunker Roy – Yerel Kapasitenin İnşası ile merhamet göstermediler güçlendirmeye çalıştılar. Bu gayretlerin amacı
- Böylece Yeni Üçgenimin Mesajı: Merhametten Güçlenmeye… oldu; çünkü,
“İnsana balık vermek değil, ağ vermek; ağ da yetmez, gölü birlikte kurmak.”
Daha Stratejik Adlandırırsak:
- Üçgenin köşelerine Yunus, ODİ ve Roy oturur;
- Sırasıyla şu sorular ortaya çıkar:
- İnsan nasıl başlar ? (Yunus / Fırsat) >
- Sorun nasıl biter ? (ODİ) ve / Dönüşüm) >
- Sistem nasıl ürer ? (Roy / Yetkinlik)
- Bu üçgen, klasik hayırseverliğin ötesine geçer:
Sadaka → Destek → Özgürleşme veya
Relief → Recovery → Renewal
Bunlara bakınca takıntımın geçici çözüm değil, kalıcı bütünleşme olduğunu anlıyorum. Böyle olunca da örnekler beni ağlatıyor. Çünkü bunların üçü de insan onurunu koruyan çözümler; yapabilene ne mutlu.. Yerli ve millisini aramaktan vaz geçtim ve ODİ’nin yanına şimdilik Roy Amca ile Yunus Dayıyı ekledim bu yazımda (Köy Enstitüleri hakkım baki kalsın); Allah hepsinden razı olsun.
… ve kendime şu soruyu soruyorum: Bugün ülkemin en çok ihtiyacı olan hangisi?
- 1. Mikrofinans mı?
- 2. ODİ’siz sosyal yapı mı?
- 3. Yerelden kendine yeten topluluklar mı?
Bu seçmeli sorudan sıyrılmaya çalışırken “Üç Yunuslu Üçgen” fikri de canlanıyor gözümde:
Yunus (Muhammed)– Yunus (Emre) – Yunus (Balık) ve anlamları:
(Ekonomi, Sevgi, Zekâ).
İki ile üç arasında seçimde zorlandım; 3 le başlayıp 2 ye ulaşmak ütopya mı ?
(devam edecek)
Öykücü (ab imo pectore)
(*): Dijital askıda yemek modeli olarak faaliyet gösteren ve üniversite öğrencilerine destek sağlayan ODİ (Öğrenci Dostu İşletme), beş kurucu ortak tarafından hayata geçirilmiştir. egirişim
ODİ’nin kurucu ortakları şunlardır: getodi.com +1
- Aykut Hocaoğlu (Aynı zamanda Askıda Fatura projesinin de yaratıcısıdır)
- Berkhan Ağar
- Mehmet Serhat Akçay
- Mustafa Bucak
- Almıla Başak Kumantaş
LinkedIn
Platform, Ankara’dan başlayarak Türkiye genelinde 10 büyükşehirde faaliyet gösteren bir dayanışma girişimidir.
(**): https://tr.wikipedia.org/wiki/Muhammed_Yunus













