“…Yıllardır emek veriyoruz; yaşam büfesi 7/24 açık ve başarılar self servis; önce sıraya girin, sonra sırada kalmak için niyet ve çaba gösterin ve sonunda da hak edilmiş başarılarla ve aşılmış iç yarışlarla sıranın önüne geçin ve ne olmak istiyorsanız, olun… Çünkü biz inanıyoruz ki karşı tarafın ilk sırasına eriştiğinizde vezir bile olabilirsiniz; Çünkü biz inanıyoruz ki niyetin safiyetiyle sizin genetik yapınızda, DNA nızda bunu yapacak güç var. Peki siz ne yapıyorsunuz ?…: Sadece SOYSUZLUK !”
Merhaba
Aklıma mukayyet ol Allah’ım ! Boşluktaki demir merdivenin son basamağının önünde bir demir kapı, Kapının sapı yok. Kapıyla aramda bir metre var, yok. Elimi uzatıyorum. Kapıya erişemediğim gibi kapının sapını çalan soysuzun birine çarpıyor. Sağa dönüyorum soysuz menteşeleri çalmış; sola dönüyorum soysuz soysuzluktan pay istiyor. Geri gitmek istiyorum, bütün merdivenler soysuzla dolu. Nerden çıktı bunca soysuz. Hem de öyle soysuzlar ki ne renkleri var, ne cinsiyetleri, ne yaşları var ne saçları.. Mendebur soysuzlar. Üniversal soysuzlar. Her kalıba giren soysuzlar.
Anladım ki;
Soysuzluğun sağı solu yok. Soysuzluğun dini imanı yok. Soysuzluğun yaşı yok. Soysuzluğun rengi yok. Soysuzluğun cinsiyeti yok. Kurtuluş için damarlardaki asil kanda güç ararken soysuzun damarlarında soysuzluk dolaşıyor. Yakışıklı zengin adamın omzundaki kuş gibi bu soysuzluk yedikçe doymuyor. Soysuzun ayakkabısının tabanı kırmızı mı; topuğu kaç punt ? Topuk dikeni batıp da takunya giyerse soysuzluk sona erer mi ? Soysuzun soysuzluğunu gören özgür otorite neden daha önce kulağından tutup atmaz soysuzu ? “Soysuz olsun yeter ki bizden olsun !” demek seni yine aydınlık yapar mı ? Soysuzu bağrına basana soysuzdan hayır gelir mi ? Yerleşim alanındaki belediye beni soysuzu lanetleme gösterisine çağırıyor. Gitmem; çünkü soysuz yön değiştirmeden “seni partimden attım” demeliydi bence otorite ki afaroz edilene açılan kapı ile girdiği yeni evine de hayır getirmesin. Nedir bu soysuzlardan çektiğimiz ? Ülkem neden bir soysuzluk bataklığı oldu ? Ormanlar yanıyor, beynim sürmenaj olacak ve soysuzluğun türlü çeşitlisi türüyor her taraftan. Soysuzun oğlu ya da kızı da soysuz olur mu ? “Avare” filminin ana mesajını hatırlıyor musunuz ? Soysuzluktan kurtulmak mümkün mü ? Soysuzlar açık havayı sevmez mi ? Soysuzluğun genetik geçişi kadar epigenetiği de gösteriyor ki soysuzluk hem ırsi (kalıtsal) hem sarî (bulaşıcı). Ne bitmez balmış şu devlet çanağındaki ahlak zehri; bırak parmağını kollarını soktular, yedikçe azdılar ve doymadılar. Aksırmak, tıksırmak bile ıslah etmedi soysuzları.
Beni yanlış anladılar !
“Yaşam Büfesi 7/24 açık” derken, soysuz 7/24 soysuzluğu göstermek için sınır tanımadı. “Yaşam Büfesinde başarılar self servis derken” soysuz soygunla kendini özdeş kıldı. “Önce sıraya girin” derken, kararlılık, disiplin ve adanmışlığa dikkat çekmeye çalışırken soysuzluğunda kararlı oldu, ödünsüz olarak soysuzluğunu sürdürdü ve soysuzluğa kendini adadı. Yetmedi; sırada kalıp soysuzluklarına atölye çalışmalarıyla, oluşturduğu ağlarla soysuzluklar ekledi; organize oldu soysuzlar, soysuzluklar. Bir zamanlar özverili hekimler “sınır tanımayan doktorlar” diye grup kurmuşlardı; bizim yerli ve milli soysuzlar da belli ki Amerika’da aldıkları eğitimlerle soysuzlukta öne doğru ilerlerken sınır mınır ve hatta sinir tanımadılar.
Kitap mı beni okuyor ben mi kitabı ?
Deniz kenarında suskunum, kızgınım, yüzüm gülmez oldu. Karaydım daha da karardım. “Yaşadım Demek İçin Ne yapmalı ?” isimli bir kitap okuyorum (2023). Sekseninci yaş günümde komşum Muharrem hediye etti. Bu bir söyleşi kitabı; söyleşiyi yapan genç Büşra Sanay (1986).
Kitabı kapağındaki alt isim: “100+Yılın İzinde Hayatı Güzelleştirme Yolları”. Çok güzel bir kitap. Yüzyılı aşkın yaşanmışlığın çekilen onca sıkıntı ve özveri ile kurulan ülkemin günün soysuzları elinde harap oluşuna katlanmak gerçekten de aklımı, yüreğimi ve ruhumu sıkıyor.

Kitaplardan medet umsam da soysuz her zaman soysuz ve ormanlarımı koruyamadım, cübbeliyi yangının içine atıp da tekbirli üfürükle yangını söndürmeyi bizzat kendisine teklif etmeyi akıl edemediğim için beni affet ve aklıma mukayyet ol Allah’ım !
Öykücü












